İlköğretim öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleriyle öğrencilerin istenmeyen davranışlarını algılamaları ve başa çıkma yöntemleri arasındaki ilişki


Thesis Type: Doctorate

Institution Of The Thesis: Marmara University, Ataturk Faculty of Education, Elementary Education, Turkey

Approval Date: 2009

Thesis Language: Turkish

Student: ZEHRA KILIÇ ÖZMEN

Supervisor: OKTAY AYDIN

Abstract:

İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLERİNİN DUYGUSAL ZEKÂ DÜZEYLERİYLE ÖĞRENCİLERİN İSTENMEYEN DAVRANIŞLARINI ALGILAMALARI VE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ Bu çalışma; • İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeylerini, • İlköğretim okulu öğretmenlerinin, öğrencilerin istenmeyen davranışlarını nasıl algıladıklarını, • İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğrencilerin istenmeyen davranışlarını algılamaları arasındaki ilişkiyi, • İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğrencilerin istenmeyen davranışlarıyla baş etmeleri arasındaki ilişkiyi belirlemek • Ayrıca yukarıdaki dört amacı, çeşitli değişkenler (okutulan sınıf, sınıf mevcudu, kıdemi, çalıştığı kurum (özel, resmi), branş, çalıştığı okulun bulunduğu semt, cinsiyet, medeni durum, yaş, çocuk sahibi olup olmama, mezun olduğu okul) açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada Titrek’in geliştirdiği Duygusal Zekâ Ölçeği ile Karakaş’ın geliştirdiği anket kullanılmıştır. Duygusal Zekâ ölçeğinin geçerlik ve güvenirlik çalışması için Üsküdar ilçesindeki iki okuldan toplam 57 öğretmen üzerinde üç hafta arayla ölçek uygulanmış, ölçeğin tamamının ve alt boyutlarının güvenilir ve geçerli olduğu ortaya konmuştur. Daha sonra İstanbul ili Anadolu yakasındaki 26 okul 365 öğretmenden elde edilen veriler istatistiksel analize tabii tutulmuştur. Bulunan sonuçlar şöyledir. Duygusal zekâ ile ilgili sonuçlar: İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleri yeterlidir. Ancak sınıf öğretmenleri branş öğretmenlerine göre; bayan öğretmenler erkek öğretmenlere göre duygusal zekâ alanında daha yeterlidir. Duygusal zekânın özbilinç alt boyutu hariç diğer alt boyutlar ve toplam duygusal zekâ puanı yaş ve kıdem arttıkça artmaktadır. Yine yaş ve kıdemle bağlantılı olması sebebiyle özbilinç boyutu hariç mezun olunan bölüme göre iki yıllık eğitim yüksek okulu mezunu öğretmenler daha yüksek puan almışlardır. Çalışılan kurum, (sosyal beceriler hariç) çalışılan ilçe, medeni durum, çocuk sayısı, okutulan sınıf seviyesi ve sınıf mevcuduyla duygusal zekâ arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Öğrencilerin istenmeyen davranışları ile ilgili sonuçlar: Resmi ilköğretim okullarında çalışan öğretmenler, branş öğretmenleri, meslekte yeni olan öğretmenler ve sınıf mevcudu fazla olan öğretmenler istenmeyen davranışlarla daha fazla karşılaşmaktadır. Öğrencilerin istenmeyen davranışlarıyla öğretmenin cinsiyeti, medeni durumu, sahip olunan çocuk sayısı, yaşı, mezun olduğu bölüm ve okuttuğu sınıf arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğrencilerin istenmeyen davranışlarını algılamaları arasındaki ilişkiye yönelik sonuçlar: Öğretmenlerin duygusal zekâ düzeyleri yükseldikçe istenmeyen davranışlarla karşılaşma durumları azalmaktadır. Bayan öğretmenler erkek öğretmenlere göre duygusal zekâ düzeyleri yükseldikçe istenmeyen davranışlarla daha az karşılaşmaktadır. Bekar ve evli öğretmenlerin, 26-35 yaş aralığındaki öğretmenlerin özbilinç hariç diğer alt boyutlarda ve toplam duygusal zekâ puanlarında artış olurken istenmeyen davranışlarla karşılaşma durumlarında azalma görülmektedir. İlköğretim okulu öğretmenlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile öğrencilerin istenmeyen davranışlarıyla baş etmeleri arasındaki ilişkiye yönelik sonuçlar: Duygusal zekâ düzeyleri yeterli çıkan ilköğretim okulu öğretmenlerinin en çok kullandıkları başa çıkma yöntemleri “yapıcı disiplin uygulamaları” içinde yer almaktadır. Bunlar sırasıyla birebir konuşma, öğrenciyi sözle uyarma, sınıf kurallarını hatırlatma, ailesi ile görüşme, öğrenciye davranışından dolayı üzüldüğünü söyleme şeklinde sıralanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Duygusal Zekâ, İstenmeyen Davranışlar, Başa Çıkma Yöntemleri ABSTRACT THE RELATIONSHIP BETWEEN THE EMOTIONAL INTELLIGENCE LEVELS OF PRIMARY SCHOOL TEACHERS AND THEIR PERCEPTION OF UNDESIRED STUDENT BEHAVIOR AND COPING METHODS This study aims to determine: • emotional intelligence levels of primary school teachers • primary school teachers’ perceptions of undesired student behavior • the relationship between emotional intelligence levels of primary school teachers and their perceptions of undesired student behavior • the relationship between emotional intelligence levels of primary school teachers and their methods of coping with undesired student behavior • examining the previous four aims in terms of various variables such as class grade, number of the student in the class, experience, type of school (state or private), branch, school district, gender, marital status, age, number of children, graduation, etc. In this study, Emotional Intelligence Scale developed by Titrek and a questionnaire developed by Karakaş were used. For reasons of reliability and validity, data was gathered from 57 teachers (from two different schools in Üsküdar). Findings show that whole scale and the sub-dimensions were both reliable and valid. Later, information from 365 teachers working in 26 different schools in Asian part of İstanbul was statistically analyzed. Followings are the results. Results related to emotional intelligence: Emotional intelligence levels of primary school teachers are sufficient. However, class teachers have a more sufficient emotional intelligence level than branch teachers have. Female teachers have a more sufficient emotional intelligence level than male teachers have. All sub-dimensions except for self-consciousness and total emotional intelligence score increase as the age and experience of the teachers increase. Also, in terms of graduation, teachers who graduated from two-year high educational schools have higher scores in all sub-dimensions except for self-consciousness. There is no meaningful relationship between emotional intelligence and type of school, school district (except for social skills), marital status, number of children, class grade, and number of the students in the class. Results related to undesired student behavior: Teachers working in state schools, branch teachers, inexperienced teachers, and teachers with too many students face more undesired student behavior. There is no meaningful relationship between undesired student behavior and teachers’ gender, marital status, number of children, age, graduation, and class grade. Results related to the relationship between emotional intelligence levels of primary school teachers and their perception of undesired student behavior: The higher the teachers’ emotional intelligence level the less they face undesired student behavior. As the emotional intelligence level increases, female teachers face less undesired student behavior than male teachers do. Single and married teachers, and teachers aged between 26 and 35 have higher scores in all sub-dimensions except for self-consciousness and emotional intelligence scores, but they face less undesired student behavior. Results related to emotional intelligence levels of primary school teachers and their methods of coping with undesired student behavior: Teachers who have sufficient emotional intelligence level used mostly the constructive discipline practices. These could be counted as one-to-one talking, warning verbally, reminding the class rules, communicating with parents, and telling students that their undesired behaviors make teachers sad. Keywords: Emotional Intelligence, Undesired Behavior, Coping Methods